Aldatma; eşi olan bir insanın eşi dışında bir insanla girdiği cinsel veya duygusal bir ilişkiye aldatma deriz. Bu sorun özellikle evliliklerde çok büyük bir güven kaybı ve yıkıma yol açma potansiyeline sahiptir. Hukuken de boşanma sebebidir. Aldatma fiziksel ve duygusal aldatma olmak üzere ikiye ayrılır. Fiziksel aldatma eş dışında bir insanla cinsel ilişkiye girmektir. duygusal aldatma ise eşi dışında bir insanla cinsel ilişkiye varmayan bir şekilde duygusal olarak yakınlaşmaktır. Doğrusu sağlıklı bir evlilik için her iki durum da sorundur ve eşler arasında başta güven kaybı olmak üzere çok yönlü sıkıntılar yaşanmasına yol açmaktadır.
Elbette ki kadınıyla erkeğiyle hiç bir eş aldatılmak istemez. Ancak evliliklerde aldatılmaya uğramamanın yolunun nelerden geçtiğini de kadınıyla erkeğiyle iyi bilmek gerekir. kaldı ki ülkemiz ve kültürümüzde insanlar evliliklerini eşlerini aldatmak için kurmazlar. Yola çıkar iken genelde niyetler iyidir. Ancak evlilikte yaşanan değişik uyumsuzluklar, sevgi aktarımındaki yetersizlikler, ilgi eksiklikleri uzun süre aşılmadığında ortaya çıkan psikolojik birikim insanlarda zaaf oluşmasına ve ilişkilerindeki eksikliği başkalarıyla tamamlamaya yönlendirmektedir.
Nikah akdiyle kurulan evlilik birlikteliği aslında bir güvence senedi değildir. Evlilik dediğimiz şey de insanları zaaflarından arındıran ve evliyalaştıran bir yaşam tarzı değildir. Önemli olan başta eş seçimini akılcı ve doğru yapmak, bu seçim esnasında denklikleri dikkate almak ve zamanın ruhuna uygun bir evlilik anlayışına sahip olarak evliliğe hazırlanmaktır. Nikah evliliğin sadece mukaveleye dönüşmüş halidir. Güvencesi değildir. Evlilik birlikteliğinin güvencesi ise eşlerin birbirlerinin beklentilerine cevap verebilmesidir.
Bizim kültürümüz cinselliği evliliğin içine yerleştirmiş olan bir kültürdür. Zaten evlilik de bizim kültürümüzde meşru cinsel doyum, meşru üreme ve kadın-erkek arasında tamamlayıcı işbirliği amacıyla yapılır. Bu nedenle evlilik ilişkilerinde sağlıklı bir cinsel yaşam ve sağlıklı bir duygusal bütünleşme fevkalade önemlidir. Evlilikte cinsel yaşamın sağlıklı olması kadın ve erkeğin ortak gayreti,anlayışı ve iş birliği ile sağlanır.Toplumsal olarak bu konudaki en önemli eksikliğimiz cinselliğin tabu olarak görülmesi ve bu konuda yeterli bilgiyle gençlerimizin donatılmaması sonucu ortaya çıkan cinsel cehalettir. Özellikle kadınlarımız erkek cinselliğinin, erkeklerimiz kadın cinselliğinin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan evlenmekte, bu nedenle evliliklerdeki cinsel yaşamın oturması ya zaman almakta ya da gerçekleşmemektedir. Bir diğer eksiğimiz ise flört ve nişanlılık dönemindeki ilgi yoğunluğunun evlilikle birlikte kaybedilmesi,ilgisizlik sorunun ortaya çıkması ve bunun yarattığı duygusal kopukluklardır. Kadınıyla erkeğiyle eşler hayat arkadaşları nezdinde değerli ve öncelikli olduklarını görrmek ve hissetmek isterler.Aslında cinsel yaşamın sağlıklı gelişmesinde de ilgi,duygusal iletişim ve karşılıklı anlayış oldukça önemli bir role sahiptir.Tek taraflı olarak hiç bir evlilik ve o evlilikteki cinsel yaşam verimli bir noktaya ulaşamaz.Bu nedenle insanların evlilik ilişkilerini aynı çocukları gibi özenle ele almaları ve gözetmeleri önemlidir.
Ülkemizde genellikle evlilik gerçekleşene kadar yoğun bir ilgi dönemi yaşanır,evlilik gerçekleştikten sonra ise ilişki güvenceye alındı zannedilerek gevşeme ve bencilleşmeler başlar.Bu yaklaşım şimidye kadar gördüğümüz çok yaygın bir evlilik sorunudur ve çok evlilik ilişkisinin de başını ağrıtmıştır.Aslında insanların birbirlerine eş olduktan sonra daha bir bütünleşmesi,daha fazla ilgi göstermesi,daha çok şey paylaşması ve bu paylaşımlardan da keyif alması gerekmektedir.Fakat gelin görün ki insanlarımızda bunun tam tersi yaşanmakta ve evlilikten sonra insanlar nasıl davranırlarsa davransınlar eşlerinin kendilerinden vazgeçmeyeceğini düşünmektedir.Bu nedenle de evlilik ilişkilerine egoların savaşı hakim olmaya başlamaktadır.
Kadın ve erkeklerin evlilik ilişkisinde bakımlı olmaları,eşlerinin zevkleri ve beklentilerini gözetmeleri, ilişkilerinin kendileri odaklı olmadığı aksine bir paylaşım olduğunun bilincinde davranmaları önemli bir gerekliliktir.Aldatmalar çoğunlukla ya duygusal iletişimdeki yetersizlikler nedeniyle ya da cinsel paylaşımdaki halledilemeyen sorunlar nedeniyle ortaya çıkmaktadır.Bir de insanlarımızda utanma duygularının yoğunluğu nedeniyle cinsel sorunlar noktasında yardım alma yönü zayıftır ve çok gecikmeli olarak profesyonel yardıma baş vurulmaktadır.Cinsellik insanlar için aslında bir ihtiyaçtan öte insanlığın var olması ile ilgili bir konudur.Zira üreme cinsel ilişki yoluyla sağlanmaktadır ve bu konunun ayıp olmaktan çıkarılması,bilinicinin normalleştirilmesi gerekir.Ama toplum olarak halen o olgun noktaya maalesef ulaşamadık.İnsanlarımızın zihnindeki duvarlar bu konuların halen sağlıklı ele alınmasında maalesef engel teşkil etmeye devam ediyor.Bu nedenle de çözülebilecek iken bir çok evlilik ilişkisinde cinsel sorunlar yaşanıyor,utanma nedeniyle bu sorunların çözümü için zamanında adım atılamıyor ve eşler arasında sağlıklı bir iş birliği kurulamıyor.
İnsan için her doyumsuzluk bir manüplasyon riskidir.Aç kalan çalar. Cinselikte de bu böyledir.Hele de günümüzdeki kentsel yaşamda,kitle iletişim araçları bu kadar gelişmiş ve yaygınlaşmış iken duygusal ve cinsel doyumsuzluklardan sadakat üretmek veya beklemek çok gerçekçi değildir.Öyleyse iş aldatma aldatılma karmaşasına varmadan bunun önlemleri alınmalıdır.Bu da duygusal konularda çiftlerin birbirleri ile samimi bir iletişim kurması ve duygusal yönden birbirlerini beslemesiyle,cinsel yönden ise gözetmesi ve mutlu etmesiyle mümkün olabilir.Sağlıklı bir evliliğin güvencesi de uyumlu bir cinsel yaşam ve doyurucu bir duygusal iletişimdir.
Bu konularda aslında çiftlerin yaşadığı sorunlar çoğunlukla yeterli iş birliği kuramamaları sonucunda ortaya çıkmaktadır.gerek duygusal iletişimdeki ve gerekse cinsel yaşamdaki sorunlar aslında büyük ölçüde çözülebilir sorunlardır.Üstelik uzman yardımı alındığı zaman da paylaşılan özel tüm mahalleye ilan edilmemekte,uzmanla paylaşanın arasında kalmaktadır.Hal böyle iken işi oluruna bırakmak,sorunu çözmek yerine biriktirmek,yerinde zamanında hal çaresi aramamak sık rastladığımız sorunlar silsilesidir.
İnsan sevgisiz yaşayamaz.Cinselliksiz her şeyden önce üreyemez.Bu nedenle çiftlerin duygusal ve cinsel yönden birbirlerini doyurması hem evlilik kalitelerinin yükselmesinde,hem de aldatma ve aldatılma sorunlarının yaşanmamasında belirleyici olmaktadır.Unutmamak gerekir ki evlilik ilişkisi koşulsuz bir ilişki değildir.karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla kurulur ve karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla yürütülür.ayrıca evliliklerde tek yönlü mutluluk anlayışı yoktur.Paylaşılan mutluluk anlayışı ve paylaşımların yarattığı mutluluktan beslenme vardır.Eşler bu konularda ilişkilerine önem vermeli ve birbirlerini gözetmelidir.
Herkes sağlıklı bir evlilik ilişkisi olsun ister.Bunu ilk adımı bireyin önce ilişkisinin sağlıklılığı için kendi atması gereken adımları doğru bir şekilde atması sonra karşısındakinden beklemesidir.Atılacak adımlar sıraya konmamalı,paylaşma isteğinin önüne evliliklerde egolar geçmemelidir.