Şu bir gerçek ki sorunsuz ilişki yoktur,sorunlarını çözemeyen ilişkiler vardır.Zaten evliliklerde yaşanan sorunların da temelinde bu çözülemeyen sorunların birikiminin etkisi vardır.Çünkü yaşanan her sorun açık ve samimi bir iletişimle ve karşılıklı esneklikler gösterilerek çözülebilse evliliklerde bu sorun birikimi,bu birikimin yarattığı psikolojik yorgunluk ve bezginlik ve eşler arasındaki uzaklaşma ve soğuma yaşanmayacaktır.Gördüğümüz odur ki son yıllarda evlilik ilişkilerinde ortaya çıkan sorunları samimiyetle ve işbirliğiyle çözme yerine geçiştirme daha yayagın bir hal almıştır.Bu sebeple de hem evliliklerin kalitesi düşmüş hem de boşanma oranları ülkemizde yükselmiştir.
Peki evlilik sorunlarında boşanma gerçek anlamda çözüm müdür..?Şu bir gerçek ki bir insanın eşi her kim olursa olsun her konuda aynı düşünmesi,hissetmesi ve davranması imkansızdır.Çünkü her insan kendine özgü ayrı bir dünyadır ve evlilikte eşleri birbirinin fotokopisi haline getiren bir yaşam biçimi değildir.Bu nedenle kimse kendisinin tıpkı aynısı bir eş bulamayacaktır.Kaldı ki kadınların dünyası ile erkeklerin dünyasında,kadınların yaşam algısıyla erkeklerin yaşam algısında cinsiyet,hormonel yapı ve yetişme tarzından kaynaklı çok yönlü farklılıklar vardır.Bu nedenle bir insanın eşi kim olursa olsun benzeşmeyen taraflarla karşılaşması kaçınılmazdır.Önemli olan bu farklılıklardan nasıl bir ortak tutum üretildiği,nasıl bir orta yol bulunduğu ve nasıl bir ortak tavır ortaya çıkarılabildiğidir.Burada da kadına da erkeğe de yapıcı yaklaşma,esnek davranma ve ortak tavır geliştirmede çaba sorumluluğu düşmektedir.Zaten evlilik ilişkisini geliştiren ve pekiştiren de bu ortak çabadır.Eğer insanlar bu ortak çabayı göstermek yerine sorunlarını önce geçiştirip biriktirmeyi,sonra onların yılgınlığıyla da boşanmayı düşünürseler biliniz ki aslında çözüm olarak yönelecekleri boşanma onlara mevcut evliliklerini kurtarmak için sarfedecekleri emekten çok daha fazlasını yeni bir yaşam kurmak için harcatacaktır.Tekrar evlenilecek olsa yeni eşin daha uyumlu olacağının garantisi yoktur,çocuklar varsa onların aile parçalanması sonucu ödeyecekleri bedel çoktur.Bu nedenle boşanmanın bir çözüm olarak değil,yeni bir sorunlar silsilesinin başlangıcı olması olasılığı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.Nitekim boşanma sonrasında boşanma sendromu yaşayan insanlar,tekrar evlendiğinde önceki evliliğinden yoğun sorun yaşayanlar ve bir de çocuklar varsa onların sorunlarıyla boğuşmak zorunda kalanlara yaşam pratiğinde sıklıkla rastlamaktayız.Bu nedenle tüm boşanmaların insanlara çözüm getirdiğini söyleyebilmemiz mümkün değil,bazılarında ise yeni sorunların başlangıcı olabiliyor.
Peki insanlar neden ve nasıl boşanma safhasına gelirler..?Ülkemiz genelinde bunun karşı cinsiyeti yeterince tanımamak,ilişkiyi bir ortaklık olarak görmek yerine yönetmeye kalkışmak,aşırı gururluluk ve alınganlık,fazla ben merkezcilik,kindarlık ve yoğun kıskançlık,köken ailelerle ilişkileri dengeleyememe,iletişimsizlik ve sorunlarda ortak paydalarda buluşamama ve cinsel sorunlar ve aldatmalar gibi öne çıkan sorun başlıkları vardır.Bu gibi sorunlarla karşılaşıldığında önce çiftin kendi çabalarıyla bu sorunları aşmayı denemesi,yeterli olmadığında da ise evlilik terapisti bir psikologtan yardım alması gerekir.Yukarıda saydıklarımızın bir çoğu da yanlış koşullanmalardan kaynaklanan alışkanlıklar ve sorunlardır, aslında çaba gösterilir ise veya uzman yardımı alınır ise çözümü mümkündür.Şu bir gerçek ki bazı evliliklerde kadınlar veya erkekler yüzleşmekten kaçındıkları benlikleri ve sorunları nedeniyle hem mutsuz olmakta,hem tatsız yaşamakta,hem de o birikimin yorgunluğuyla bir gün boşanmaya yönelerek yuvasını,çocuklarını ve yaşam düzenini dağıtmaktadır.Öncelikle ifade etmeliyiz ki evlilik bir ortak yaşam biçimidir ve paylaşmaya uzak ve aşırı ben merkezci insanlar evlilik tipi yaşam tarzına yatkın değillerdir.Bu tip karakterlerin kimsenin onların nikah yoluyla uydusu olamayacağını görmesi evliliğe kalkışmaması gerekir.Evlilik gerçekleştiği gün artık şahsi doğrular bir yana aynı zamanda evliliğin evrensel bazı gereklilikleri insanların sorumluluk alanına girmiştir.Evliliğin evrensel doğrularının başında ise esneklik,uyum sağlama isteği ve açık ve nezaketli iletişim gelmektedir.Bir kişi bu anlamda yatkınlıklarında bir sorun varsa bunu evlilik öncesinde görmeli,çözüme kavuşturmalı ve ondan sonra evliliğe yönelmelidir.Zira doğru ve yeterli ön hazırlığın olmamasının da evlilik ilişkisinde ne çok soruna yol açtığını gelen başvurulardan biliyoruz.Üzücü olan hem evlilik gibi ciddi bir yaşam ortaklığını kurmak,hem de onun gereklerine uygun davranmayıp kendini,eşini hatta çocuklarını mutsuz yaşatmak veya aile parçalanmasına sürüklemektir.24 yıllık meslek yaşamımda boşanmaya sebep olan en yaygın faktörün insanlarımızdaki kendini konrol etme becerilerindeki yetersizlikler olduğunu gördüm.Aslında hiç bir şey tam doğru veya tam yanlış değildir.Bir şeyin doğruluğuna veya yanlışlığına yol açan o şeydeki ölçü veya ölçüsüzlüktür.İşte kendini kontrol etme becerisi düşük insanlar bu ölçülendirmeleri doğru yapamadıkları için birçok sorunlarını çözemiyor ve sonra da o sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyor.Örneğin benliğin bencilliğe dönüşmesi,alınganlığın kopukluğa yol açması,kindarlığın uzaklaşmalar yaratması,öfke kontrolü olmadığı için tepkilerin çok yüksek dozda verilmesi bu kendini kontrol etme yetersizliklerinin yol açtığı evlilik sorunları arasında gösterilebilir.Burada bazen şöyle bir ilginçlik de yaşanmıyor değildir.Kendine ölçü koyamayanlar eşlerine ölçü koymaya çalışıyorlar.Tabi davranış bilimcisi gözüyle baktığınızda bunun yaman bir çelişki olduğunu netlikle görebiliyorsunuz.Bu nedenle ülkemizde geleneksel doğrularımızın günümüz yaşamının uzağında kaldığını,insan yetiştirme mantığımız ve prensiplerimizin değişmesi gerektiğini ve kadınların da bir şahsiyet olduğu ve kendilerince ret kabullerinin olacağı gerçeğinin toplumda sindirilmesi gerektiğini her ortamda ve her fırsatta ifade ediyorum.Ayrıca kadınlar ve erkekler bilmelidir ki evlilik onların birbirlerine kabadayılık edeceği bir yaşam alanı değildir.Bu nedenle kimse eşine kendini ite kaka kabul ettirme yöneliminde olmamalıdır.Evlilik özünde kadın ver erkeğin birbirlerine yaşamsal muhtaçlığının yaşam pratiğinde kurumsallaşmış bir çözümüdür.Kimsenin kimseye kabadayılık edeceği bir yer değildir.Tabiatıyla biraz düşünerek yol alındığında zaten akıl doğrulara insanları yöneltmektedir.Zaten insan yetiştirme tarzımızdaki en büyük eksiklik de insanlarımıza düşünmeyi öğretmememizdir.Gerek yetişme tarzındaki bu eksiklikler,gerek bireylerin kadınıyla erkeğiyle kendileriyle yeterince yüzleşmemeleri ve kendilerini kontrol etmeyi öğrenmemeleri ve gerekse yaşanan yaygın iletişim eksiklikleri,çatışmaları ve nezaketsizlikler ülkemizdeki evliliklerin bir çoğu çözülebilecek sorunlar yüzünden çökmesine ve insanların ve özellikle de çocukların ağır bedeller ödemesine yol açmaktadır.
Unutmayalım ki çözümsüz sorun yoktur sadece çözmek için gerekli iradeyi ortaya çıkarmamak vardır.Bu şartlarda elbette bir çoğu çözülebilecek sorunların çözülmek yerine olur olmaz zıtlaşmalarla insanları boşanma noktasına getirmesini gerçek manada bir çözüm olarak göremeyiz.Çiftlerimiz lütfen sorun biriktirmek yerine çözüm biriktirmeyi öğrensinler.Sonuçta kazanan evlilikleri ve kendileri olacaktır.Sevgiyle...
düzce depresyon tedavisi, istanbul depresyon tedavisi, tuzla depresyon tedavisi, gebze depresyon tedavisi, körfez depresyon tedavisi, değirmendere depresyon tedavisi, bolu depresyon tedavisi, kandıra depresyon tedavisi, izmit vajinismus tedavisi, kocaeli vajinismus tedavisi, derince vajinismus tedavisi, gölcük vajinismus tedavisi, yalova vajinismus tedavisi, sakarya vajinismus tedavisi, bursa vajinismus tedavisi, düzce vajinismus tedavisi, istanbul vajinismus tedavisi, tuzla vajinismus tedavisi, gebze vajinismus tedavisi, körfez vajinismus tedavisi, değirmendere vajinismus tedavisi, bolu vajinismus tedavisi, gebze aile ve çift terapisi, körfez aile ve çift terapisi, değirmendere aile ve çift terapisi, kandıra aile ve çift terapisi, izmit cinsel terapi, kocaeli cinsel terapi, derince cinsel terapi, gölcük cinsel terapi, yalova cinsel terapi, sakarya cinsel terapi, bursa cinsel terapi, düzce cinsel terapi, istanbul cinsel terapi, tuzla cinsel terapi, gebze cinsel terapi, körfez cinsel terapi, değirmendere cinsel terapi, bolu cinsel terapi, kandıra cinsel terapi, izmit panik atak tedavisi, kocaeli panik atak tedavisi, derince panik atak tedavisi, gölcük panik atak tedavisi, yalova panik atak tedavisi, sakarya panik atak tedavisi, bursa panik atak tedavisi, düzce panik atak tedavisi, istanbul panik atak tedavisi, tuzla panik atak tedavisi, gebze panik atak tedavisi, körfez panik atak tedavisi, değirmendere panik atak tedavisi, bolu panik atak tedavisi, kandıra panik atak tedavisi, izmit depresyon tedavisi, kocaeli depresyon tedavisi, derince depresyon tedavisi, gölcük depresyon tedavisi, yalova depresyon tedavisi, sakarya depresyon tedavisi, bursa depresyon tedavisi, kandıra vajinismus tedavisi, izmit psikolog, kocaeli psikolog, derince psikolog, gölcük psikolog, yalova psikolog, sakarya psikolog, bursa psikolog, düzce psikolog, istanbul psikolog, tuzla psikolog, gebze psikolog, körfez psikolog, değirmendere psikolog, bolu psikolog, kandıra psikolog, izmit aile ve çift terapisi, kocaeli aile ve çift terapisi, derince aile ve çift terapisi, gölcük aile ve çift terapisi, yalova aile ve çift terapisi, sakarya aile ve çift terapisi, bursa aile ve çift terapisi, düzce aile ve çift terapisi, istanbul aile ve çift terapisi, tuzla aile ve çift terapisi