Cinsel Kimlik Problemleri

bireysel_terapi/bireysel_terapi_1.jpg

Cinsel kimlik, kişinin kendini kadın ya da erkek olarak hissetmesidir. Cinsel rol, kişinin toplum tarafından benimsenen ve diğer kişilere gösterdiği kadın ya da erkek davranışlarıdır. Cinsel kimlik gelişimi çocuklukta 3-5 yaş döneminde ebeveynle özdeşime bağlı olarak gelişir. Bu dönemde hemcinsi olan ebeveynle sağlıklı ve destekleyici, sevgiyle kurulan bir ilişki cinsel kimliği netleştirir. Baskıcı, suçlayıcı ve çocuğundan uzak bir ebeveyn tutumu yetersiz özdeşim eksikliğinden cinsel kimlik sorunlarına yol açabilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan bazı taciz ve istismarlar da cinsel kimlik karmaşasına neden olabilir.

Cinsel kimlik bozukluğu

Karşı cinsiyette olduğuna dair hissedilen güçlü ve kalıcı istektir. Erkeğin kendini kadın, kadının kendini erkek hissetmesidir. Cinsel kimlik bozukluğunda karşı cinsiyetten biri olarak yaşama isteği vardır ve ameliyat ve hormon tedavisiyle diğer cinsiyetin görünümünü kazanabilirler. Çocukluk ve ergenlik çağında bilinçli nitelik kazanan eşcinsel dürtüler, eğilimler ve belki gelip geçici denemeler çok kişide görülebilir. Ancak bunların çoğunlukla kişilikte yerleşmesine yol açacak denli güçlü kimlik sapmaları değildir. Ergenlik ve delikanlılık sürecinde yavaş yavaş sönerler. Böylece kişi için bu tarz deneyimler sorun olmaz. Böyle durumda eşcinsellik söz konusu değildir. Kendilerini ağır biçimde suçlama eğilimi gösteren bazı kişilerde geçmiş yaşantılar sürekli suçluluk ve utanç duygusuyla bir saplantıya dönüşebilir. Bunlarda sorun cinsel yetersizlik duygusu ve korkusu olabilir.

Belirtileri:

  • Kız ya da erkek çocuğun tekrarlı bir şek ilde karşıt cinsiyette olma isteğini ifade etmesi ya da karşıt cinsiyeti taşıdığı ısrarında bulunması,
  • Oyun arkadaşlarını ve dostlarını ısrarla karşıt cinsten seçmesi,
  • Karşıt cinsin streotipik oyunlarına katılabilmek için güçlü bir istek duyması,
  • Güçlü ve sonu gelmez bir şekilde karşıt cinsiyetin oyunlarını ve rollerini yüklenmesi ya da karşıt cinsin üyesi olduğuna dair bitmek bilmez hayaller kurması,
  • Karşıt cinse ait kıyafetler seçmesi.
Transseksüellik

Transseksüellerin ortak özellikleri mevcut cinsel organlarından kurtulup diğer cinsiyete geçmek isteğidir. Çocukluk dönemlerinde genellikle diğer cinsiyetin oyunlarını ve giyinme şeklini tercih ederler. Çoğu kendini eskiden beri karşı cinsiyete ait hissetmiştir. Erkek transseksüeller çocukken erkek oyunlarından hoşlanmadıklarını, daha çok kızların oyunlarını tercih ettiklerini, bebeklerle oynamayı ve süslü elbiseler giymeyi sevdiklerini söylerler. Çocuğun kişilik yapısında ve özellikle cinsel kimliğin oluşumunda kendi cinsinden olan ebeveynle özdeşim çok önemlidir. Ve yeterli özdeşim kurulamaması cinsel kimlik sorunlarına neden olabilmektedir.

Cinsel kimlik sorunları kişinin istemesi halinde çözülebilecek sorunlardır ve bilinçli bir çabayı gerektirir. Biyolojik nedenlere bağlı olan durumların dışındaki cinsel kimlik sorunlarında psikoterapiyle olumlu sonuçlar alındığı gözlemlenmiştir. Bir veya birkaç defa farklı nedenlerle isteği yada isteği dışında deneyimlenen durumdan sonra bu onun cinsel kimliğiymiş şeklinde ki algılamalar yanlıştır. Cinsel kimlik bazıları için tercih olsa da, bazıları içinde problemdir ve tedavi edilmesi gerekir.

Günümüzde ve toplumumuzda genelde birçok eşcinsel kişi için sorun onun cinsel kimliği değil, onlara karşı duyulan önyargılar, yasaklar ve dışlanmadır. Bu durumdan duyulan bunaltı, acı çekme ciddi seviyelerdedir.

Yüz yüze ya da internet ortamında yapılan canlı danışma sürecinde cinsel kimliğini kabul etmiş ve ruhsal sıkıntılar yaşayanların, cinsel kimliğini benimsememiş karmaşa yaşayanların sorunları çözülebilmektedir.

Nedenleri:

  • Transseksüalitenin biyolojik, genetik, ailesel, sosyal ve kültürel faktörlerin etkileşiminden kaynaklandığı konusunda hemfikirlerdir. Her geçen yıl bunların göreceli katkısını anlamaya biraz daha yaklaşılsa da, çoğu faktör hala bilinmemektedir.
Tedavi;

Cinsel kimlik bozukluğu tanısına varıldıktan sonra tedavi yaklaşımı 3 evreden oluşmaktadır. Bunlar, arzu edilen cinsiyette gerçek yaşam deneyimleri, arzu edilen cinsiyete ait hormonların kullanılması ve cinsel organlarla diğer seks karakterlerini değiştirmeye yönelik cerrahi girişimler olarak sıralanabilir. Kişinin bu tedavi süreçlerinin tümünde kendisine destekte bulunabilecek aile ve sosyal destek ortamı ile takibini yürüten klinisyen grubunun varlığı yeni yaşam koşullarına adaptasyonda (uyum sağlamada) oldukça önemli yer tutmaktadır.

Kişiye özel bir tedavi programı hazırlanır ve uygulanır.