Travma Sonrası Stres Bozukluğu

bireysel_terapi/bireysel_terapi_1.jpg

Travma, insanın fiziksel ve ruhsal dünyasını sarsıcı düzeyde etkileyen her türlü olay için kullanılabilecek bir tanımdır. Günlük hayatta da çok sık kullanılmaya başlayan travma kelimesi zaman zaman sadece hissettiğimiz stres düzeyini arttıran olaylar için kullanılırken kimi zaman da ani olarak gerçekleşen ve korku, dehşet, panik, yada kaygıya yol açan, anlam vermekte yada alışmakta zorlandığımız durumlar için de kullanılmaktadır.

Deprem, yangın, kaza, ölüm ve benzeri travmalar sonrası değişik psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu ruhsal rahatsızlıklar arasında sıklıkla görülenler travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, normal olmayan yas tepkisi veya uzamış yas tepkisidir. Bütün psikolojik rahatsızlıklar travma ile alevlenebilir ancak görülme sıklıkları yukarıda sayılan hastalıklara göre daha seyrektir. En çok şikayet edilen belirti ise uyku bozukluğudur. Uyku bozukluğunun tek başına görülmesi nadirdir, genelde değişik ruhsal rahatsızlıklara eşlik eden bir bulgudur (depresyon, anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıklarda olabileceği gibi astım, kalp yetmezliği gibi bedensel hastalıklara da eşlik edebilir). Uyku bozukluğu ortaya çıktığında altta yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekir. Bu durumda en iyisi uzmanlardan yardım istemektir.

Yaşanan olağanüstü bir olayın ardından gösterilen tepkilerin hemen ?anormal? olarak adlandırılması yada ciddi bir psikolojik problemin varolduğu düşüncesinin yayılması doğru değildir. Yaşanan olağanüstü durumla ilgili olarak kişinin verdiği stres tepkileri belirli bir süre için son derece normal olarak karşılanmalıdır. Öncelikli olarak kişinin yaşadığı bu durumun gerçekliğine ve kendisine yaşattığı acı, üzüntü yada kayba alışması gerekmektedir ki bu alışma süreci kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Hiçbir müdahale olmadan bu sürecin 6 ila 16 ay arasında tamamen kaybolduğu bir çok araştırmada gözlenmiştir. Ancak gerek bu süreyi aşan durumlarda gerekse bu sürenin aşılmasına gerek kalmadan, ağır bir travmatik olayı izleyen 3-4 haftalık sürecin ardından, kişinin günlük hayatını son derece olumsuz yönde etkileyen bir takım şikayetlerin dozajının artması ile travma sonrası stres bozukluğunun oluştuğu şüphesine düşülebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğunun belirtileri;

  • Uyku bozuklukları, uyuşukluk, bedensel belirtiler, aşırı hareketlilik ve geri çekilme,
  • Kişilerde irkilme yanıtının (davranışı) artması, düşüncelere dalma, kurma, değişken duygulanım, süregen aşırı uyanıklık, uyku ve rüya bozuklukları,
  • Yoğun kaygı ve delirme korkusu olabilir,
  • Travma anlarının birden istemsiz olarak canlı bir rüyaymış gibi gündüz uyanıkken yaşanması, Gece veya gündüz uyurken rüyalarda travma anı ile ilgili yaşantıları/anıları görme,
  • Gündüz travma anı tekrar tekrar yaşanırken kendinden geçme-bayılma, ve bunlar sırasında çarpıntı, nefes daralması, ölecek-bayılacak gibi hissetme, bulantı-kusma, baş dönmesi, şiddetli ölüm korkusu gibi belirti ve şikayetler, genel olarak bir kriz anında ne yaşanıyor ise diğerinde de aynı şikayetler yaşanır.
  • Dıştan gelen uyaranlara tepkisizlik/duyarsızlık.
Tedavi;

Yaşanan travma ve buna sebep olan etkenler netleştirilir, kişinin savunma sistemi ve başa çıkma stratejileri konuşulur. Kişiye özel, yaşadığı travmanın niteliklerine göre bir tedavi planı hazırlanır ve uygulanır.